Küresel sera gazı emisyonlarının üçte birinden fazlasının gıda sistemlerinden kaynaklandığı düşünülürse1 çevresel etkiyi azaltmak sadece bir öncelik değil, aynı zamanda bir sorumluluktur. Teknolojinin sürekli gelişimi, dünya çapında gelişen ve değişen kurallar ve düzenlemelerle birlikte bunu yansıtıyor. Peki, işletmeler devamlı olarak tamamen yeni çözümlere yatırım yapmadan sürdürülebilirliğe nasıl katkıda bulunabilir? Cevap, doğru iyileştirmeleri bulmakta yatıyor olabilir.
Sürdürülebilirlik dendiğinde insanların aklına genellikle çevresel performans geliyor. Ancak gerçekte bunun çok daha geniş bir anlamı vardır. Sürdürülebilirlik, toplumsal etkiden ekonomik uygulanabilirliğe kadar her tür alanı kapsıyor. Her ölçekten işletmeyi etkileyen küresel sorunlar ve zorluklarla birlikte, sürekli değişen düzenlemeler nedeniyle anlaması ve yönetmesi zor olabiliyor.
Peki, yiyecek ve içecek üreticileri öngörülemez zamanlarda istikrarı ve sürdürülebilirliği nasıl sağlayabilir?
Varlıkların kullanım süresi sürdürülebilirlik üzerinde büyük bir etki oluşturuyor. İlk olarak, teknoloji yeni bir çözüm gerektirecek kadar eskimişse, eski makineler genellikle yeniden veya başka amaçlarla kullanılamıyor. Bu sadece malzeme israfı değil, aynı zamanda ekonomik bir kayıp oluşturuyor. Ekipmanın ömrünü uzatmak bu sorunu çözüyor ve bu da iyileştirmelerle mümkün oluyor.
Tetra Pak Kıdemli Ürün Yöneticisi Manual Juncal, görüşlerini şöyle ifade ediyor: “İyileştirmeler, varlıkların kullanım süresini uzatarak sürdürülebilirliğe katkıda bulunuyor. Makine iyi çalışıyorsa ve güncellenebiliyorsa, ömrünü uzatabilir ve ekipmandan en iyi şekilde yararlanabiliriz. Bu, makineleri değiştirmek zorunda kalmadığımız için gelecekteki yatırımları da azaltıyor, dolayısıyla ekonomik açıdan daha sürdürülebilir bir çözümdür. Örneğin, günümüzün ihtiyaçlarını daha iyi karşılamaları için yapılan iyileştirmeler sayesinde 30 veya 40 yıl sonra hala çalışır durumda olan makinelerimiz var.”
Ekipmanlarınızın ömrünü uzatmak sürdürülebilirlik konusunda çok önemli bir adım olsa da, iyileştirmeler kaynak kullanımını azaltmaktan su tüketimini optimize etmeye kadar tesisinizin genelinde çok çeşitli gelişmeler ve optimizasyonlar sağlayabiliyor.
Juncal, “Bir işletmenin bulunduğu yer genellikle en önemli faktördür, çünkü yerel koşullar talebe yön veriyor. Bir bölge yüksek enerji fiyatları ile karşı karşıya kalırken, başka bir bölge su kıtlığı yaşayabiliyor. Küresel çapta faaliyet gösteren şirketler genellikle sürdürülebilirlik hedeflerine de sahiptir, bu da çevresel sürdürülebilirliğin daha da öncelikli hale geldiği anlamına geliyor.” diyor.
İşletmelerin üretim gerekliliklerini değiştirebildikleri için düzenlemeler de bu bakımdan önemli bir rol oynuyor. Örneğin, içecek kaplarının kapaklarından kaynaklanan plastik atık sorununu ele alan AB Tek Kullanımlık Plastik Direktifi'ni düşünelim. Direktife göre bu kapların artık bağlı kapaklara sahip olması gerekiyor, bu da birçok üreticinin bu yeni tür paketleri üretebilecek çözümlere yatırım yapması gerektiği anlamına geliyor.
Çevresel performansı iyileştirmek, karbon emisyonlarını ve atıkları azaltmak dışında da faydalar sağlıyor, aynı zamanda kârlılığı da doğrudan etkiliyor. Örneğin, enerji tüketimini azaltan veya daha fazla suyun geri dönüştürülmesine ve yeniden kullanılmasına yardımcı olan iyileştirmeler, bu altyapı hizmetleriyle ilgili maliyetleri azaltıyor.
Juncal, “İyileştirmelere yönelik ilginin pek çok farklı sebebi olabilir. Çevresel ihtiyaçlar, düzenlemeler, enerji fiyatları, su kıtlığı veya eskiyen ekipmanlar iyileştirme ihtiyacını doğurabilir. Bu ihtiyaçlar şirketten şirkete değişiklik gösterir.” diye açıklıyor ve ekliyor: “Reaktif veya proaktif bir iyileştirme de söz konusu olabilir. Müşterilerimizi eskiyen ekipmanlar hakkında daima bilgilendiriyoruz. Çünkü otomasyon ve kontrol sistemleri hızla değiştiği ve müşterilerimizin bu konunun farkında olması gerektiği için, olası iyileştirmelerden çok önceden haberdar olmalarına çalışıyoruz.”
Üretimin neredeyse her alanında olumlu etki yaratabilecek iyileştirmeler olduğu için, en önemli nokta, en yüksek etkiyi yaratırken aynı zamanda hızlı bir yatırım getirisi sağlayacak iyileştirmeleri bulmaktır. Bunu başarmak için, doğru çözümlere yönlendirebilecek ve olumlu etki yaratıp, hızla ve uzun vadede ihtiyacınız olan performansı sağlayan bir iyileştirme planını proaktif olarak oluşturabilecek doğru çözüm sağlayıcısıyla iş birliği yapmak büyük önem taşıyor.
İyileştirmelere ve performansa yönelik proaktif bir yaklaşım, herhangi bir yatırımdan en iyi şekilde yararlanmak için büyük önem taşıyor ve bu kadar çok fırsat varken en iyi yolu bulmak zor olabiliyor. İşte bu noktada iş birliğine dayalı bir yaklaşımın önemi ortaya çıkıyor.
Ayrıca, her müşteri de birbirinden farklılık gösteriyor. Bir müşteri için, ısı pompası enerji tüketimini ve dolayısıyla karbon emisyonlarını azaltmaya yardımcı olan önemli bir iyileştirme olabiliyor. Bir başkası içinse doğrudan UHT’den (Ultra Yüksek Isıl İşlem) dolaylı UHT’ye geçmek kârlılığı ve sürdürülebilirliği artırmanın yolu olarak görülebiliyor. Her işletmede aynı etkiyi gösterecek tek bir iyileştirmeden veya iyileştirme grubundan söz etmek mümkün değil. İşletmeye özel, spesifik bir yaklaşım gerekiyor.
Juncal, “İyileştirmeler, modern ihtiyaçları karşılamak için kapasiteyi artırabilir” diyor ve ekliyor: “Çevresel açıdan bakarsak, önceliğinizin enerji, su geri kazanımı veya ürün israfı olması fark etmeksizin uygun çözümü bulabilir, durma süresini olabildiğince azaltacak iyileştirmeleri en iyi şekilde planlayabiliriz. Burada işin özü, en uygun çözümü bulmak ve müşterilerimizin başarısına katkı sağlamaktır.”
1. https://openknowledge.fao.org/server/api/core/bitstreams/121cc613-3d0f-431c-b083-cc2031dd8826/content