1 Ağustos 2026
Daha katı paketleme kuralları, yiyecek ve içecek endüstrisindeki herkes için çıtayı yükseltiyor. Üreticiler artık, malzemeleri tutarlı bir şekilde geri kazanmayı sağlayıp devamlılık için yeterli değer yaratarak büyük ölçekte güvenilir bir şekilde çalışabilen atık toplama ve geri dönüşüm sistemlerine ihtiyaç duyuyor. Bu gerçekleştiğinde, değerli malzemeler kullanımda kalıyor ve geri dönüşüm değer zincirinin tamamı, artan beklentileri daha iyi karşılayabilir hale geliyor.
Aseptik karton ambalajlar bozulabilir gıdaların korunmasına yardımcı oluyor. Ancak görevleri burada sona ermek zorunda değil. Doğru sistemler kurulduğunda, bu karton ambalajların malzemeleri, ilk kullanımdan çok sonra bile değer yaratmaya devam edebiliyor.
Yiyecek ve içecek üreticileri için atık toplama ve geri dönüşüm ikincil meseleler değil. Bugün yapılan seçimler, paketlemenin daha döngüsel bir ekonomiye ne kadar iyi uyum sağlayacağını şekillendirecek.
Tetra Pak olarak bunu tek adımlık bir çözüm olarak değil, bir değer zinciri meselesi olarak görüyoruz. Ambalajların geri dönüştürülebilirlik göz önünde bulundurularak tasarlanması tek başına yeterli değil. Geri dönüşümün fiilen uygulamaya geçirilmesi gerekiyor. Bunun için ise malzemelerin yeterli ölçekte toplanması ve ayrıştırılması, geri dönüşümcülerin güvenilir bir malzeme akışına sahip olması ve geri dönüştürülmüş ürünlerin bunda gerçek bir değer gören alıcılar bulması gerekiyor.
Bu da üreticilerin, politika yapıcıların, geri dönüşümcülerin, perakendecilerin ve paketleme şirketlerinin her birinin bu konuda üstlenecekleri bir rol olduğu anlamına geliyor.
Kinga'nın belirttiği gibi, “Atık toplama ve geri dönüşüm, çevresel hedeflerin ve ekonomik koşulların birlikte çalışmaları gereken bir değer zinciri meselesi olarak ele alınmalı.”
Bir toplama ve geri dönüşüm sistemi, ancak her bir parçası bir sonrakini güçlendirdiğinde düzgün bir şekilde işleyebilir.
İş, tasarımla başlar. Paketlemenin öncelikle asıl işini iyi yapması gerekir; ancak aynı zamanda, malzemelerin tüketimden sonra da kullanımda kalmaları için mümkün olan en iyi fırsatı sunması da gereklidir. Bir yiyecek ve içecek karton ambalajı, ortalama olarak yaklaşık %70 karton, %25 plastik ve %5 alüminyumdan oluşur. Bu katmanlar, bozulabilir gıdaları korumak için birbiriyle uyumlu bir şekilde çalışır ve uygun geri dönüşüm altyapısı mevcut olduğunda her katman geri kazanılıp yeniden kullanılabilir.
Ancak tasarım tek başına yeterli değil. Malzemelerin toplanması ve ayrıştırılması, geri dönüşümcülerin bunları işleyebilecek bir kapasiteye sahip olması ve geri kazanılan malzemelere talep olması gerekiyor.
Bunları genellikle “itme” ve “çekme” mekanizmaları olarak tanımlıyoruz. İtme mekanizmaları, toplama ve ayrıştırmanın altyapı ve destekleyici politikalar yoluyla gerçekleştirilmesine yardımcı olur. Çekme mekanizmaları, bu sistemden çıkan geri dönüştürülmüş malzemelere yönelik talep oluşturur, böylece bu malzemeler gerçek bir pazar değerine sahip olur.
Her ikisinin de mevcut olması gerekir ve ilerleme, bunların birlikte hareket etmesine bağlıdır. Biri diğerinden daha hızlı geliştiğinde, malzemelerin sistemde verimli bir şekilde hareket etmesi zorlaşabilir.
Politikalar soyut görünebilir ancak toplama ve geri dönüşüm sistemlerinin bağlı olduğu koşulları şekillendirerek “itme” mekanizmasının oluşturulmasına yardımcı olur. Etkili politika çerçeveleri, toplama ve ayrıştırma performansını iyileştirmeye yardımcı olarak geri dönüşüme daha fazla malzemenin sunulmasını sağlayabilir.
Örneğin Avrupa'da Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Yönetmeliği (PPWR-Packaging and Packaging Waste Regulation), ambalajların geri dönüştürülebilirliği ve geri dönüşüm performansıyla ilgili beklentileri yükseltiyor. Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu (EPR-Extended Producer Responsibility), toplama ve ayrıştırma sistemlerini finanse etmek için kullanılan temel araçlardan biridir. Basit bir ifadeyle, EPR, ambalajı piyasaya süren şirketin, toplama, ayrıştırma ve gerektiğinde geri dönüşüm de dahil, kullanım sonrası süreçlerin finansmanına katkıda bulunması anlamına gelir.
Üreticiler açısından, mevzuat toplama ve geri dönüşüm altyapısının nasıl kurulacağı ve finanse edileceğinin belirlenmesine yardımcı olur. Etkili EPR çerçeveleri, yiyecek ve içecek karton ambalajlarının toplanması ve ayrıştırılmasını destekleme konusunda önemli bir rol oynayabilir; ancak bu çerçevelerin olgunluk düzeyleri, pazarlar arasında hâlâ önemli ölçüde farklılık gösteriyor.
PPWR için hazırlıklarımız devam ediyor. Paketleme portföyümüz, ürünün tüm yaşam döngüsü göz önünde bulundurularak geri dönüşüme yönelik olarak tasarlanıyor; biz de Avrupa'da ve ötesinde mevzuatın gelişmesine paralel olarak bu konuyu sürekli olarak değerlendirmeye devam ediyoruz.
Kinga'nın da dediği gibi: “Yiyecek ve içecek karton ambalajlarının geri dönüşüm oranının Avrupa'daki PPWR dahil olmak üzere tüm pazarlardaki yasal gereklilikleri karşılayacağından eminiz; ayrıca toplama ve geri dönüşüm stratejimizin ve sürdürdüğümüz çabaların bu alandaki ilerlemeyi teşvik etmede önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz.”
Atık toplama, büyük resmin yalnızca küçük bir parçasıdır. Geri kazanılan malzemeler, “çekme” mekanizmalarının oluşturulmasına yardımcı olacak değerli nihai pazarlara ihtiyaç duyar. Bu ihtiyaç özellikle de lif için geçerlidir. Yiyecek ve içecek karton ambalajlarındaki uzun ve güçlü lifler, yumuşaklığın ve dayanıklılığın önemli olduğu kağıt mendil ve hijyen ürünleri için değerlidir. Lucart, bu liflerin peçete, kağıt havlu ve tuvalet kağıdı gibi günlük ürünlere nasıl dönüştürülebileceğine dair iyi bir örnektir.
Karton ambalajlarda kullanılan, lif içermeyen bir malzeme olan polyAl da önemli bir role sahip. Bu malzeme, paletler ve kasalar gibi dayanıklı ürünlere dönüştürülebiliyor; bu sayede lojistik ve nakliye alanlarında kendine pratik bir kullanım alanı buluyor. Buna bir örnek, IPL Schoeller’in malzeme karışımının bir parçası olarak yiyecek ve içecek karton ambalajlarından elde edilen polyAl’ı kullandığı yeniden kullanılabilir nakliye kasasıdır. Newpal ve Axjo da polyAl'ı nakliye paletlerine ve kablo makaralarına dönüştürerek benzer çalışmalar yürütüyorlar.
Bu uygulamalar, geri kazanılmış malzemelere yönelik talep yaratarak toplama ve geri dönüşüm faaliyetlerinin ekonomik verimliliğini artırmaya yardımcı oluyor.
Kinga'nın açıkladığı gibi, “Toplama ve ayrıştırma tarafında, politika çerçeveleri ve EPR planları, malzemeleri büyük ölçekte geri kazanmak için gereken ekonomik koşulların oluşturulmasına yardımcı oluyor. Geri dönüşüm tarafında ise ekonomiyi, talep ve geri dönüştürülmüş malzemelerin pazar değeri yönlendiriyor.”
Şu anda ihtiyaç duyulan şey, daha sistematik bir değişim, yani etkili bir şekilde çalışan, ölçeklenebilen ve uzun vadeli ekonomik etki yaratabilen bir geri dönüşüm değer zincirini hayata geçirebilecek bir dönüşüm.
Uygulamada bu, münferit başarıların ötesine geçmek ve hacimler arttıkça, yeni ortaklar katıldıkça ve piyasa koşulları ile yasal gereklilikler değiştikçe de çalışmaya devam edebilecek sistemler kurmak anlamına geliyor.
Bazı yerlerde toplama ve ayrıştırma sistemleri daha gelişmiş durumda. Bazılarında ise geri kazanılan malzemelere yönelik nihai pazarlar daha güçlü. Tek bir model her yerde çalışmaz. Sistemin, ivme kaybetmeden her pazar'ın kurallarına ve altyapısına uyum sağlaması gerekir. Bu nedenle toplama, ayrıştırma, geri dönüşüm kapasitesi ve nihai pazarlar hep birlikte gelişmek zorundadır. Geri dönüşümün uzun vadeli bir ekonomik etki yaratabilmesi için sağladığı değerin tüm zincir genelinde; üreticiler, marka sahipleri, yerel yetkililer, hükümetler, geri dönüşümcüler, dönüştürücüler, tüketiciler ve daha geniş anlamda iş yaratma, ekonomik büyüme ve daha geniş sosyal sonuçlar yoluyla toplum tarafından hissedilebilmesi gerekir.
Tetra Pak olarak bu zincire yatırım yapmaya devam ediyoruz. 2025 yılında, karton ambalaj geri dönüşüm süreçleri kapsamında geri dönüşümcü firmalar ve diğer ortaklarla iş birliği yaparken, dünya genelinde toplama, ayrıştırma ve geri dönüşüm faaliyetlerini desteklemek için 42 milyon € yatırım yaptık.
Kinga'nın da belirttiği gibi “Hiçbir teknoloji, şirket veya politika tek başına atık toplama ve geri dönüşüm sürecini başarıya ulaştıramaz. İlerleme; toplama, ayrıştırma, geri dönüşüm ve nihai pazarların birbiriyle uyumlu bir şekilde işlediği değer zincirlerine bağlıdır; böylece malzemeler dolaşımda kalabilir ve değer yaratmaya devam edebilir.”