Çevresel risklerin artmasıyla birlikte, artan dünya nüfusunu beslemek giderek daha karmaşık hale geliyor. Dünya Ekonomik Forumu (WEF), yakın zamanda aşırı hava olaylarını, biyolojik çeşitlilik kaybını, ekosistemlerin çöküşünü ve Dünya sistemlerinde meydana gelen kritik değişiklikleri en ciddi uzun vadeli küresel riskler olarak belirledi. Doğal kaynak kıtlığı ve kirlilik de ilk on arasında yer aldı. Bunların hepsi, küresel gıda sistemleri açısından çok ciddi tehditler. Aynı zamanda WEF, Ocak ayında bu riskleri ele almanın değer yaratabileceğini ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyebileceğini de vurguladı.
Tetra Pak olarak biz de risk yönetimini ve değer yaratmayı sürdürülebilirliğin iki temel gerekliliği olarak görüyoruz. Kendi faaliyetlerimizde ve değer zincirimiz genelinde, gıdayı, insanları ve gezegeni korumaya son derece kararlıyız. Bu öncelikler, gıda sistemi dayanıklılığını güçlendirmemiz, iklim değişikliğini hafifletip buna uyum sağlamamız ve müşterilerimize, iş ortaklarımız ve topluma değer katmamız konusunda bize yol gösteriyor. 2025'te yenilenen çifte önemlilik değerlendirmemiz, önemli etkilerin, risklerin ve fırsatların belirlenmesi ve yönetilmesinde bize yol göstermeye devam ediyor; eylemlerimizin odaklı, ölçülebilir ve uzun vadeli değer yaratımıyla uyumlu olmasını sağlıyor.
İklim değişikliğiyle ilişkili aşırı hava olayları ve küresel belirsizlik, dayanıklı gıda sistemlerine ve bunu mümkün kılan altyapıya olan acil ihtiyacı daha da belirgin hale getiriyor. Birbiriyle bağlantılı dört gıda sistemi yolumuz gıdaya erişim, gıda kaybı ve israfı, yeni gıda kaynakları ve daha sürdürülebilir süt ürünleri konularını ele alıyor. Bu yollar sayesinde, çabalarımızı en büyük katkıyı sağlayabileceğimize inandığımız alanlara odaklıyoruz.
2,3 milyar insanın güvenli beslenmeye erişimi olmadığı göz önüne alındığında,6 gıda kalitesini ve güvenliğini korumak, raf ömrünü uzatmak ve gıda israfını azaltmak üzere teknolojilerimizden yararlanma kararlılığımızı sürdürüyoruz. 2025'te müşterilerimizin dünya çapında 70 milyar litreden fazla gıdayı karton ambalajlarımızda sunmalarını ve çözümlerimiz aracılığıyla 10,5 milyon tondan fazla gıdayı işlemelerini destekledik. Çözümlerimiz ayrıca 174 milyar yiyecek ve içecek ambalajına katkıda bulunup tahmini satış değeri 2,6 trilyon € olan ve her gün yüz milyonlarca insanın güvendiği bir endüstriye hizmet etti. Okul beslenme programları aracılığıyla 52 ülkedeki 68 milyon çocuğa besleyici içecekler sağlandı. Ayrıca, Süt Ürünleri Merkezi desteğimizi 89.200 küçük ölçekli süt ürünleri çiftçisine ulaşacak şekilde genişlettik ve onlara resmi bir pazara erişim sağlayarak gelir güvenliklerini güçlendirdik.
Sistemsel zorlukların ortak eylem gerektirdiğinin bilincinde olarak, iş birliğine de aynı derecede önem veriyoruz. 2025 yılında, COP30'da imzalanan yeni bir Mutabakat Zaptı aracılığıyla Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) ile ortaklığımızı yeniledik. Proses, lojistik, depolama ve paketleme dahil olmak üzere gıda değer zincirlerinin “gizli orta segmenti”ne yönelik iş birliğini güçlendirdik.
Yenilik, uzun vadeli stratejimizin merkezinde yer almaya devam ediyor. 2025 yılında, yeni gıda kaynaklarını ve alternatif proteinleri desteklemek amacıyla satın almalar ve stratejik yatırımlar gerçekleştirdik. Fransa'nın Cholet bölgesinde bir Ürün Geliştirme Merkezi (PDC), Tayland'ın Bangkok kentinde bir Müşteri Yenilik Merkezi (CIC) ve İsveç'in Karlshamn kentinde bir Yeni Gıda Teknoloji Geliştirme (FTD) Merkezi açtık. Tüm dünyadaki 12 Ürün Geliştirme Merkezi ve 6 Müşteri Yenilik Merkezinin yanı sıra yeni Yeni Gıda Teknoloji Merkezimizle birlikte, müşterilerimiz için sürdürülebilir büyüme ve değer yaratan ticari ürün ve prosesleri ölçeklendirmek için gerekli yetkinliklere yatırım yapmayı sürdürüyoruz.
Paketlemenin temel amacı bozulabilir gıdaları korumaktır. Ancak ambalajı tasarlama, toplama ve geri dönüştürme şeklimiz, malzemelerin mümkün olduğunca uzun süre kullanımda kalması ve karton ambalajlarımızın genel karbon ayak izini azaltması açısından da önemli bir rol oynuyor. 2025 yılında, yeni karton teknolojilerinin araştırılmasına, geliştirilmesine ve sanayileştirilmesine yaklaşık 100 milyon € yatırım yaptık ve toplama ve geri dönüşüm altyapısını küresel olarak genişletmek için de 42 milyon € daha yatırım gerçekleştirdik. Geliştirilmiş tasarım, etkili mevzuat ve geri dönüştürülmüş malzemelere yönelik daha güçlü talebi bir araya getirerek yüksek performanslı geri dönüşüm değer zincirlerinin oluşturulmasını desteklemek amacıyla iş ortaklarımız ve politika yapıcılarla iş birliğimizi sürdüreceğiz. Bu şekilde ilerliyoruz, çünkü karton ambalajlarımız yüksek kaliteli malzemelerden üretiliyor.
Bu kapsamda kağıt liflerinin yanı sıra polimer ve alüminyum katmanlar da yer alıyor ve bunların tümü ilk kullanımlarından sonra da değerini koruyor. Geri dönüşüm, bu malzemelerin geri kazanılmasını ve yeni uygulamalara yeniden dahil edilmesini sağlayarak işlenmemiş kaynaklara olan bağımlılığı azaltıyor. Karton ambalajlarda kullanılan kısa ve uzun liflerin özel karışımı, belirli gelişmiş lif uygulamaları için büyük önem taşıyor. Genellikle polyAl olarak geçen, lif içermeyen polimer-alüminyum kısım da nakliye kasaları, paletler ve diğer lojistik çözümleri gibi dayanıklı, yüksek değerli ürünlere dönüştürülebiliyor. Bu da döngüsel bir değer zincirinin parçası olarak polyAl geri dönüşümünü daha da ölçeklendirmenin önemini gösteriyor.
İklim değişikliği ve doğa tahribatıyla mücadele, işimiz ve yönetimimiz için açık bir öncelik olmaya devam ediyor. 2025'te, 2019 referans değerine kıyasla sera gazı emisyonlarını kendi operasyonlarımızda %56 ve değer zincirimizde %34 oranında azalttık.7 Tesislerimizde yenilenebilir elektrik kullanımı oranı ise %97'ye ulaştı. Bilim Temelli Hedefler girişimi (SBTi) tarafından onaylanan hedefler doğrultusunda, 2030'a kadar kendi operasyonlarımızda net sıfır emisyon hedefine ulaşma yolunda kararlılıkla ilerliyoruz.
Ambalaj çözümlerimiz de gıda sistemlerindeki emisyonları azaltmada önemli bir rol oynuyor. Kullanım süresi değerlendirmeleri, karton ambalajların, ağırlıklı olarak fosil yakıt kaynaklı malzemelerden üretilen diğer ambalaj seçeneklerine kıyasla daha düşük bir iklim etkisine sahip olabileceğini tutarlı bir şekilde gösteriyor. Ağırlıklı olarak lif bazlı yapılarla bozulabilir gıdaları koruyup ortam sıcaklığında dağıtımı mümkün kılarak soğutmaya gerek kalmadan gıda güvenliğini sağlayan karton ambalajlar, gıda kaybını ve israfını ve ilişkili emisyonları azaltmaya yardımcı olurken, sınırlı soğuk zincir altyapısına sahip bölgelerde bile güvenli beslenmeye erişimi destekliyor.
İklim ve doğanın birbirinden ayrılamayacağının farkındayız. 2025 yılında ilk entegre iklim ve doğa riskleri ve fırsatları değerlendirmemizi tamamladık. Elde edilen sonuçlar, 2024 yılında hayata geçirdiğimiz doğa tahribatını durdurup tersine çevirmeye, ekosistemleri geri kazanmaya ve su güvenliğini artırmaya odaklanmış ölçülebilir hedefler içeren Doğaya Yaklaşım çerçevemizin güncellenmesine katkıda bulundu. Bilimle sürekli uyumu sağlamak ve uzun vadede en büyük etkiye sahip eylemlere öncelik vermek amacıyla bu çerçeveyi 2025 yılında daha da güçlendirdik.
Gıda zincirleri insanlara bağlıdır ve biz de operasyonlarımız, değer zincirimiz ve topluluklarımız genelinde insan haklarına saygı göstermeye kararlıyız. Net beklentiler, özen yükümlülüğü ve sürekli iyileştirme ilkelerine dayanan, insan odaklı bir yaklaşım benimsiyoruz.
Değer zinciri genelinde, insan hakları özen yükümlülüğü yaklaşımımızı güçlendirdik, öncelikli etkileri gözden geçirdik ve hedefler ve KPI'lar içeren bir ölçüm çerçevesi oluşturduk. Gezegeni Korumada Bize Katılın girişimimiz aracılığıyla tedarikçi beklentilerini de güçlendirdik, insan haklarına dair raporlamaların kapsamını genişlettik, doğa koruma taahhütlerine ve doğrulanmış iklim hedeflerine destek sağladık. Bu ortaklıklar, geniş ölçekte ilerleme kaydetmek için hayati önem taşıyor.
1 Ocak 2025'ten bu yana tüm çalışanlarımıza yılda bir gün ücretli gönüllü çalışma izni veriliyor. 2025'te, sürdürülebilir güvenlik alanındaki çalışmalarımız sayesinde toplam kaydedilebilir kaza oranımız 2022 baz yılına kıyasla %25 azaldı ve İşyeri Deneyimi Anketi puanımız 2023'e kıyasla 10,8 puan arttı.
Müşterilerimize, tedarikçilerimize, iş ortaklarımıza ve çalışma arkadaşlarımıza sürekli bağlılıkları ve güvenleri için teşekkür ediyorum. Dayanıklı gıda sistemleri oluşturmak için iş birliği, disiplin ve sürdürülebilir liderlik gerekiyor. Çünkü gıda, insan deneyiminin temel bir parçasıdır ve bu, korunmaya değerdir. Bu inanç, amacımızın ve eylemlerimizin temelini oluşturuyor. Tam da bu yüzden, gıdaları her yerde güvenli ve erişilebilir hale getirmeyi taahhüt ediyor ve iyi olanı, yani gıdayı, insanları ve gezegeni koruyacağımıza söz veriyoruz.
Adolfo Orive
Tetra Pak Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su